Böbrekler, neredeyse hiç dinlenmeden her zaman çok aktif çalışan organlardan biridir. Hamilelik döneminde ise bu iş yükü daha da artar. Böbreğin temel görevlerinden biri, kandaki vücut için gerekli maddeleri, örneğin proteinleri tutmak ve geri kalan atık maddeleri idrar yoluyla dışarı atmaktır. Eğer protein vücutta kalmayıp idrar yoluyla dışarı atılıyorsa, yani tahlilde idrarda protein saptanırsa, bu durum böbreklerde bir sorun olduğuna işaret eder.
Hamilelik dışındaki zamanlarda da idrardaki protein miktarı geçici olarak artabilir. Buna aşağıdaki durumlar sebep olur:
- ruhsal veya fiziksel zorlanma (örneğin, ağır fiziksel egzersizler);
- vücuttaki su miktarının azalması (dehidrasyon) ;
- ateş;
- aşırı sıcak havaya maruz kalmak.
Bunun dışında idrardaki protein miktarının artması başka durumların bir belirtisi de olabilir.
Gebeliğin 20. haftasından önce idrarda protein miktarının yüksek olması, kronik proteinüri (idrar içeriğinde proteinin yüksek olması) belirtisi olabilir.
Kronik proteinüri, altta yatan böbrek sorunları nedeniyle veya hamilelik dönemiyle hiç ilgisi olmayan sağlık sorunları, örneğin kalp hastalıkları sonucunda ortaya çıkmış olabilir. Çeşitli idrar yolu enfeksiyonları da idrardaki protein miktarını artırabilir. Böyle bir durumda tedaviye başlanması kesinlikle gereklidir.
Gebeliğin 20. haftası geçtikten sonra idrarda protein miktarının hâlâ yüksek olması durumunda, doktorlar bunu yüksek tansiyon belirtisi olarak değerlendirir. Kan basıncının yükselmesi tüm organlara, özellikle de karaciğer ve böbrek sağlığına zarar verebilir.
Hemoliz, karaciğer enzimlerinde artış ve trombosit sayısında düşüklük sendromu (HELLP sendromu), preeklampsiye benzeyen, hatta onun daha ağır bir şekli olup, tek başına veya preeklampsi ile birlikte gelişir.
Bu hastalık zamanında tedavi edilmezse, anne ve fetüsün sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir.
Hamilelikte idrarda protein yüksekliği ne gibi risk faktörleri oluşturur?
Öncelikle, hamilelik döneminde diğer zamanlara kıyasla idrarla daha fazla protein atılmasının normal bir durum olduğunu anlamak gerekir. Örneğin, hamilelikten önce günlük idrardaki protein miktarı 150 miligram/gün (mg/gün) iken, hamilelik döneminde bu iki katına çıkarak günde 300 mg/gün olur.
Hamilelik sırasında kan hacminin artması nedeniyle böbrekler normalden daha fazla çalışmak zorunda kalır. Buradan da anlaşılacağı üzere, idrardaki protein artışına aslında hamilelik sürecinin kendisi sebep olmaktadır.
Hamilelikten önce de kronik hastalıklarınız varsa veya aile öykünüzde (genetik olarak) karaciğer ya da böbrek hastalıkları görülmüşse, bu durum sizi de etkileyebilir.
Aile öykünüzde hamilelik sırasında preeklampsi (yüksek tansiyon) yaşamış kadınlar varsa, önceki hamileliklerinizde de benzer bir durum yaşadıysanız veya 35 yaşından sonra hamile kalmışsanız ve bu ilk doğumunuz olacaksa, bunların hepsi preeklampsiyi tetikleyen risk faktörleri arasında yer alır.
Hamilelik sırasında idrardaki protein artışı hangi belirtilerle anlaşılır?
Hamilelik sırasında idrardaki protein miktarının günde 300 mg/günden fazla olması yüksek kabul edilir. Bununla birlikte, idrardaki protein artışını hissedebilir veya hissetmeyebilirsiniz. Hatta doğumdan sonra idrar tahlili yaptırana kadar proteininizin yükseldiğini hiç fark etmeyebilirsiniz bile.
İdrardaki protein artışı, böbrek hastalıklarından kaynaklanan aşağıdaki belirtilere benzer olabilir:
- ayak bileği, el bileği veya gözlerde şişlik;
- idrar yaparken yanma hissi;
- sık idrara çıkma (bu durum hamilelikte normal kabul edilse de);
- bel ağrısı (aslında bu da hamilelikte sık görülen bir durumdur);
- idrarın köpüklü veya renginin kırmızı ya da kahverengi olması.
Bu hastalıkla birlikte ortaya çıkan hangi faktörlerin tehlikeli olduğu hakkında
İdrardaki proteinin normalden fazla olmasının başka ciddi nedenleri ve ek belirtileri de vardır.
Aile öyküsünde (gene) gebelik sırasında preeklampsi (yüksek kan basıncı) yaşayan kadınlar varsa, önceki çocuklarınıza hamileyken de aynı durum yaşanmışsa veya 35 yaşından sonra hamile kalmışsanız ve bu ilk doğumunuzsa, bunların hepsi preeklampsiyi tetikleyen risk faktörlerini içerir.
Hamilelik sırasında idrarda protein artışını hangi belirtilerle anlayabiliriz?
Hamilelik sırasında idrarda protein miktarının günde 300 mg/s’ten fazla olması yüksek kabul edilir. Ayrıca idrarda protein artışını hissedebilir ya da hissedemezsiniz. Hatta doğumdan sonra idrar tahlili yapana kadar protein artışının farkında bile olmayabilirsiniz.
İdrardaki protein artışı, böbrek hastalıklarına neden olan aşağıdaki belirtilere benzer olabilir:
- ayak bileği, bilek veya gözlerde şişlik;
- işeme sırasında yanma;
- sık siyimek (gerçi bu durum gebelikte normal sayılır);
- bel ağrısı (gerçekte hamilelikte normal bir durum);
- sidik köpüklü veya rengi kırmızı veya kahverengi olmalıdır.
Bu hastalıkla birlikte ortaya çıkan hangi faktörlerin tehlikeli olduğu hakkında
Sidikte proteinin normalden fazla olmasının başka ciddi nedenleri ve ek belirtileri vardır.
Preeklampsi (yüksek tansiyon) belirtileri şunlardır:
- baş ağrısı, özellikle şiddetli baş ağrısı;
- bulanık görme veya görme kaybı, ışığa karşı hassasiyet;
- Sağ tarafta, kaburgaların altında karın ağrısı;
- mide bulantısı, kusma;
- nefes darlığı;
- az idrara çıkma.
Hamilelik sırasında kilo almak normal bir durum olarak kabul edilse de aniden kilo alırsanız doktorunuza başvurun.
Bir hafta içinde birkaç kilo almak ya da yüz ve ellerdeki şişlikler risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
Tedavi yöntemleri
İdrardaki protein miktarı sürekli kontrol edilmeli, artması halinde duruma göre tedavi yöntemleri uygulanabilir.
Hamileliğin ilk döneminde kronik hastalıklarınızdan dolayı sorunlar ortaya çıkarsa, kendinize ve doğacak bebeğinize zarar vermeyecek tedavi yöntemlerini doktorunuza danışarak uygulayın.
İdrar yolu enfeksiyonları, antibiyotikler yardımıyla güvenli bir şekilde tedavi edilebilir. Başka komplikasyonlar varsa bunların da sürekli olarak kontrol edilip takip edilmesi gerekir. Bu durumda kadın doğum uzmanları ve jinekologların yanı sıra başka uzmanların muayenesinden de geçmeniz gerekecektir.
Diğer tedaviler:
- durumun sık sık kontrol edilmesi;
- yatak istirahati;
- tansiyon düşürücü ilaçların kullanılması.
Sidik yolları enfeksiyonları, antibiyotikler yardımıyla güvenli bir şekilde tedavi edilebilir. Diğer komplikasyonların da kontrol altında tutulması gerekir. Bu durumda doğum uzmanlarından ve jinekologlardan başka uzman muayenelerinden de geçmeniz gerekecek.
Başka prosedürler:
- statüsü sık sık kontrol etmek;
- uzanıp dinlenmek;
- Kan basıncını düşüren ilaçların kullanımı.